DipNot (Kısmen Yeni)

(:

Başliyimmi?

Dıtdınınınınım… Dıtdınınınım… Dıtdınınınım….

Hmm ? acaba neden tecavüzcü coşkun melodisi beynimde dönerken başlıyorum [dipnot] uma. Bu konuya tekrar döneriz. Kafamın içindeki arızayı bi çözelim. Sevabtır.

Allahım… Çok heycannandım ? hiçbir kurala uymadan yazı yazcam. ? resmen heycandan kusçam.

Neyisa. Nasıda tebessümle başladım dipnotuma fark ettiniz mi? Etmediniz mi? Niye fark etmediniz ya? ? benimlen alakalı şeyleri unutmayın diye çemkirdiğim satırlar yakanıza yapışır habarınız olsun.

Geçen, bikaç ay oldu. Ama geşdi yani… Geçti ama yeni geçmedi. Baya oldu ve geldi. Geldi değil. Evet gelmişti; ama geşdi.

-daha uzatacak mı?

-mümkün değil kesmeyecek!

Bi susunla!

Neyisa. Elhasıl; g e ç t i 🙂 başardım başardım.

Yarime sitem ediyorum, o da kara gözlerini gözlerime dikmiş sessiz sessiz beni dinliyor. Yıldım, ben de sustum. Sessizlik uzun değildi ben “Çok sinirlendiriyosun beni ama çok seviyorum seni” derken.

O, baktı, baktı, baktı. “Ben de seni çok seviyorum ve sinirlenmiyorum” dediO an ne sinir vardı ne de sitem. Kahkahalarla gülüşlerim vardı adamın omzunda sakinleştirmeye çalıştığım. Sırtımı okşarken devam ediyodu, “ben seni çok seviyorum ya… Hem de sinirlenmiyorum” demeye. Çok şeker ?

|Biz|

Babam ablamlara uyguladığı baskıların hiçbirini bende uygulamamıştı Canımın içi ya... Biz bir dönem Kasımpaşa Kulaksız da oturuyoduk. Muhteşem olan küçük ablam yalnız başına Kasımpaşa’ya inemezdi. Şimdi Kasımpaşa’nın coğrafi konumunu bilmeyen (hiçbir ukala art niyet ya da herneyisa ondan gütmeden bu açıklamayı yapıyorum ki; Kasımpaşa bol yokuşlu bir muhit?)ler için bir açıklama gerekir tabii. Çok yokuşlu bilader.

Diyeceksiniz ki; madem açıklayacaktın parantezi neden aşdın?

Bence demeyin. Parantezler benim hayat amacım 🙂

Konuya geri dönüyoruz. Hadi hop:

İlla bende onunla giderdim. O küçücük yaşımda ne büyük sorumluluklarım varmış lan ?

Heeyy heyy.. Şindi bakınca gurur duydum küçük lütfiyeylen ??(<–yanaanı sıkdım)

Bende durum farklıydı. Haznedar’da oturuyoduk. ( bi parantez şart ☝️İstanbul’da oturmadığımız semt yok gibi ? hatta 1991 yılında hızımızı alamayıp Rize’ye de taşınmıştık. Bu sürekli yer değiştirmemiz bende nasıl bir etki yaptı bilmiyorum ama şu anki psikolojim; hiçbişeyin yerini değiştirmem. Eşyaları yerli yerinde severim. Velev ki bir eşyamı benden uzaklaştırsınlar kontrolü kaybedeceğim, yoklukta kalacakmışım sanki gibi hüzünlenirim (mantıklı biri olmadığım konusunda hemfikirdik en son! Şimdi beni yargılamayı kes ve dalga geç benim çok kişilikli (geleceğin hoarders’ı ben değilim korkma) benliğimle) kendi içimde. Hayatım çok zor… Ama ben mutluyum ?) Fındıkzade’de dersanemiz vardı. Vakıf ablamız dünya tatlısı bir melekti. Ne bakışlarındaki şefkati unuturum ablamın, ne de bana olan o sonsuz güvenini.

Annem götürüp getiriyodu beni sağolsun. Babam bir gün o efsanevi cümleyi kurduğunda; “bırakalım, kuzucuğum kendi gitsin gelsin” bütün sokakta bayraklar asılmalıydı o gün ?????? !! Şenlikler yapılmalıydı kırk gün kırk gece.! Hacı Muharrem kızına yalnız gezme izni vermiş.

Babamla muhabbetime olan özlemim bazen gözlerimi yaşartıyo. Her bekar kız benim kadar düşkün müdür babasına? Babasıyla benim paylaştığım gibi bir mutluluğu paylaşır mı? Birlikte playstation oynayıp, siyaset konuşurlar mı? Ya da tarihi birlikte okurlar mı? Vakit namazlarında babasının imam olmasıyla coşar mı kalbi?

En çok babamın ardı sıra kıldığım namazları özlüyorum. Ben ağlarken hüngür hüngür o huzurla, bana “tertemiz bir kalple döktüğün gözyaşların, Yaratan’ın rızasına ereceklerden eylesin seni” dualarıyla kutsanırdı. Ve ben o duadan sonra daha çok ağlardım.

Baba sevgisi… Yıl 2002 biz Bahçelievler’de oturuyoduk. PS1’de o dönem en favori oyunumuzu keşfetmiştik; Fear Effect 2! Bir bölüme gelmişti babam -oyun içinde oyun- bikaç gün uğraşıp geçememişti.. Dershaneden geldiğim bi akşam babam oyunu anlattığında kendi teravih namazına gidiyodu. Dedim ben bi bakim. Babam gitmeden ilk engeli geçmiştim. Satranç gibi stratejiye dayalı, değişik bir oyundu. Babamın keyfi hala aklımda.

Ve yıl 2004 biz Haznedar’dayız. Ya ben |Bizdedim ama bi türlü konuya giremedim. Ama gircem ?? ayrılma. Ya bu –> ??kol bana NusrEt’i hatırlattı… Piii… Bilinçaltım kirden batmış ya lan!

Bu satırları atlayın.

*görmezden gelin*

Durun! Lütfen vurmayın ☹️

Babam biz nişanlandıktan sonra istedi ki yarim ile birbirimizi tanıyalım. Dedi ki; ne zaman isterse gelebilir.

Biz şok ?

Konuya giremedim bi türlü

Şimdi hiç sapmadan annatçam.

hiç sanmıyorum-

Ahh ?

Babam bize izni verdi ya. Allah ahh. Dibine kadar kullanıyoruz izni. Akşam yemeği, hafta sonu kahvaltıları. Yarime yaptığım ilk yemek İzmir köfteydi. İlk kez bir yemek pişirmenin verdiği heyecanla gözünün içine bakıyordum yarimin. “Nasıl olmuş?” diye sordum, “ilk kez yaptım diyerek beni mi yiyorsun” demişti.

Bir pazar sabahı yine kahvaltıya gelmişti yarim. Günlerden 11 Nisan… Kahvaltıdan sonra benim odama geçmiştik, kapı açık olduğu halde fotoğraflara bakıyoduk. Babam bizi yanyana görmekten artık ya bıkmıştı ya da endişe etmişti “kızım cehenneme kayıyor” diyerekten.

Bikaç dakka sonra annem yanımıza gelmişti; “müjdemi isterim” diyerek. “Ne vereceksiniz bana?”

Yarim ve ben önemsemeden “bir gofret alırız sana anne” diyerek gülmüştük anneme.

“Bu kadar büyük bir müjde vericem size, babanız nikahınızı kıyacak, siz bi gofreti layık gördünüz” diye tenkit edip, aşağılamıştı annem bizi ? çılgın kadın^.^

Donup kalmıştık. Başımı çevirdim yarime baktım, da meğer bana kilitliydi. Öylece bakakaldık… Daha sonra sorduğumda yarime; “o an ne hissettin?” diye, bana; “annenin cüssesine bakmayıp, onu havalara atasım geldi,” demişti.

Babam meğer anneme; “şunların nikahını kıyalım bari. Bu çocuk kızın yanından ayrılmıyor. Bari günaha girmesinler” demiş.

{}{}Babaaaaa!!! Büyüksün{}{}

Babam nikahımızı kıydı. Birbirimize helaldik helal olarak ilk el ele tutuştuğumuzda. Günah kaygısı olmadan el ele tutuşmanın şükrünü evliler bilemez 🙂

Benim odama geçmiştik ve hemen ardımızdan kapıyı kapamıştı artık bi kendine güvenle. Sımsıkı sarıldığında bana aklımdan geçen “günah” değil, “Huzur”du.

Kendimi bildim bileli “dindar” olarak nitelendirilirim. Onur verici bir yakıştırmadır benim gözümde. Mazhar olabiliyorsam ne mutlu bana. Hiçbir zaman hayatımdan şikayet etmedim. Özendiğim hiçbir şey olmadı. Olmak istediğim tek kişi hep; kendim oldum 🙂

Ben ben olmayı seviyorum. Eksik akıl oluşumu da, sakarlığımı da, önce kızıp sonra sorma huyumu da, zora gelip kaçmayı da… Her şeyimle ben kendimi kabul ediyor ve kendime sahip çıkıyorum, kendimi dışlamıyor ve destek çıkıyorum. Beni önce ben kabul edeyim ki…. Garibim… Yalnız kalmiyim.

Canım ben ❤️

(Evet bu biraz abartılı oldu)

Ben bir Yazar olmaya hiç çalışmadım. Wattpadde hikayemi şikayet eden okurların kendi arkadaşlarının hikayesini övüp övüp yere göğe sığdıramayışlarını da gördüm, o arkadaşlarının kitabı daha çok okunsun diyerek çeşitli okuyucuların profillerine kitabı okumaya teşvik edecek uzuun tanıtım yazıları yazdıklarını da gördüm. İlk yayınlandığı andan itibaren sürekli şikayet edilen “Candan Öte”yi wattpadden kurtarmak için her gün bir bölüm yüklüyorum bloğumuza. Bu blog sadece benim değil, BİZİM ?

O kadar zararsızımki ben wattpadde de normal yaşantımda da. Neyine bu kada endişelenip bi şikayet etme yarışına girdiler, hiçbi fikrim yok ?

Zora gelince hep kaçarım ? wattpadden de kaşdım. Belki kızıyosunuzdur da “ne güzel okuyoduk orda işte” diyerekten. Kızıyosanız da bunu yüzüme söyleyin. Yazın baaa… En çok bana yazın ?

lütfiyeNİZ

DipNot (Kısmen Yeni)” için 6 yorum

  • 8 Kasım 2018 tarihinde, saat 02:19
    Permalink

    Şincik ona değilde ahzene bi türlü geçememize kızıyo olabilirim ama çok az böle birazcık ? candan öte ilk göz ağrımız onun yeri ayrı amma velakin ahzenide merak etmekten biçare olduk ?

    Yanıtla
    • 8 Kasım 2018 tarihinde, saat 12:18
      Permalink

      geç olsun temiz olsun be hacı =)

      Yanıtla
  • 10 Kasım 2018 tarihinde, saat 08:42
    Permalink

    Wattpad olmuş çocuk parkı gibi bir yer LütfiyEM ilk girdiğimde en azından seviyeli bir kaç kitap vardı bu arada sana dedimmi bilmem kütüphanemdeki ilk kitaplardandır metem neyisa şimdi ise neidüğü belirsiz bir sürü hikaye te allam bence bu blog daha iyi oldu kendi adıma diyim harika oldu LütfiyEM….

    Yanıtla
    • 10 Kasım 2018 tarihinde, saat 08:48
      Permalink

      ya çok teşekkür ederim ?
      benim hislerime tercümansın vesselam. ya ben wattpadde yazıyorum demekten utanıyodum. ama burada öyle hissetmiyorum çok şükür =)

      Yanıtla
  • 10 Kasım 2018 tarihinde, saat 17:17
    Permalink

    Burası ayrı LütfiyEM evimiz gibi ya …

    Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir