DipNot

(:

bakın ne sevimli gülümsüyorum. ben olsam bana kıyamam ama maşAllah vicdanı olmayanın da elinden harflere karakter katan kelimeler dökülüyor.

vicdanı olmayan dedim de aklıma geçen yaşadığımız bi olay geldi. nüfus müdürlüğünde yeni kimlik ve ehliyetleri alcaz, bekliyoruz. yarimin belgelerinde bi yanlışlık oldu, o onu halletmek için gitti, ben kendi işlemlerime devam ediyorum. memur genç “bu belgeyi şu masadaki hanımefendiden alacaksınız dedi” döndüm baktım orada *oturan boğa* yok değil, *oturan tavuk* oda değil, oturan bi kadın var.

“tamam” dedim.

nüfus müdürlüğü de emaneten sanki o daireyi kullanıyo (emaneten olabilir. bi süreliğine falan. çok da umursamıyorum açıkçası) gariban memur takımı da iç içe kalmış, samimi samimi çalışıyolar (ama çok çalışıyolar yanııı. oflamalarını puflamalarını duyduğunda düşünüyosun ister istemez “ya kömür madenlerinde çalışan işçiler daha rahat herhalde bunlardan! Soma madeninden çıkarılan o yiğit abimiz ambulansın sedyesi kirlenmesin diye özen gösterirken etrafındaki her şeye, değil oflamak, tevazusuyla ezmişti görenleri.) hiyerarşiyi hissedemiyosunuz yani. kim üst kim alt! herkes aynı yerde. normalde imza yetkisi olan memurun ayrı bi odası olur ya (ulan kendi kendime gülüyorum ?) öyle bişi yoktu.

gittim kadının masasından üç adım açıkta durdum. iki adam vardı masasının önündeki koltuklarda oturuyodu kadın onlarla sohbet ediyodu. bekledim. “ne vardı?” dedi. “müsaitseniz…” dememe kalmadan elini uzattı belgelerimi almak için. bıraktım eline.

kadın memur ya, belgeyi gördü tanıdı! napması gerektiğini bildi! müthiş yaaaa! bana bakmaya tenezzül etmeden elinin tersiyle “siz dışarda bekleyin, seslendiğimde gelirsiniz” dedi.

vay anasını… etrafıma baktım da kadının cümlesinde geçen “dışarı”da kastettiği dışarısı neresi olabilir diye bi düşünerek yaşlı (!) kadınla içten bir dalga geçtim ve onun kalbine acıdım. tek kelime etmeden masadan uzaklaşıp sıradan memurların önündeki bekleme yerinde beklemeye başladım. kadını dinleyecek olsam sanırım binanın dışını kastetti.

teyze! sen neyin kafasındasın? masanın etrafına devlet bi duvar mı ördü? o masanın etrafı senin özel alanın mı?

ismimi lütfetti geri gittim. belgeyi uzattı aldım. tek kelimem yok karşımdaki kibire de onun diyeceği varmış. buyurdu; “gidebilirsiniz”

gidebilirsiniz. hata sende değil teyze. hata seni denetlemeyen devlette.

hava almak için dışarı çıktım, yarimi bekliyorum. geldi, kadını anlattım. güldük birlikte. sıra belgeleri o teyzeye götürmesine geldiğinde “ters biri çok muhatap olma. sana kaba davranırsa da Allah aşkına, “tamam teyze” de kadına” dedim. kadınlar kendini yaşlı hissettirecek hitaplardan nefret ediyor, biliyorum. “tamam” derken gülüyodu yarim…

oturuyorum belgeyi bırakıp yanıma geldi yarim. “ne dedi” dedim, “siz bekleyin çağıracağım sizi” dedi.” şaşırdım. “nası yani. dışarı çık demedi mi” dedim. “çok da hazırlamıştım kendimi teyze demek için ama nazikti be” dedi. iki dakka geçmedi yarimin adını seslendi. gitti, geri geldi. “eee..” dedim, “bana iyi günler diledi” dedi.

senin zorun karşında kadın olması mı?

kadınlar kadınları neden sevmez?

devletimin memuru…

neyisa. kavga, tartışma, gerginlik, huzursuzluk seven biri değilim. öyle bir durumda karşımdakiyle muhatap olmamayı tercih ederim. gönlü güzel olan her insanı seviyorum ya.tek isteğim Rabbimden, ömrümden kötü insanları uzak etmesi.

yorgun gözleriyle ekrana bakabilme mücadelesi veren lütfiyeniz (giderayak çaktım ajitasyonu)

beni unutmayın =)

2,291 toplam okunma, 13 bugün toplam

DipNot” için 9 yorum

  • 19 Nisan 2019 tarihinde, saat 20:29
    Permalink

    ?‍♀️?‍♀️
    Ne diyelim LütfiyEM…
    Kandilin mübarek olsunn..LütfiyEM….

    Yanıtla
    • 24 Nisan 2019 tarihinde, saat 20:37
      Permalink

      (geçmiş olsa da) SENİN de İnşAllah ?

      Yanıtla
  • 19 Nisan 2019 tarihinde, saat 20:45
    Permalink

    Maalesef LütfiyEM insanlar artık çok sabırsız beklemek yok hemen olsun istiyorlar olmadı mı vay anam yandın…
    Böyle insanlara naçizane şunu oneriyorum tezhip yapsınlar ? nasıl da öğretiyor sabrı off ben yapmaya başladım da ayıptır söylemesi tam 3 aydır hemide ? ama baya baya yapıyorum yani ? …..

    Yanıtla
    • 24 Nisan 2019 tarihinde, saat 20:39
      Permalink

      tezhip çok da masraflıdır ya ? Allah yardımcın olsun şimdiden. büyüteçlerle ve incecik fırçalarla gerçek altını işleyen birkaç abla tanıyorum. sanatlarına saygım sonsuz. ben asla yapamam ?

      Yanıtla
      • 27 Nisan 2019 tarihinde, saat 23:53
        Permalink

        Ayy LütfiyEM gerçek altın kiiim ben kiiimmm yaldız boya bea ? ama çok zevkli …

        Yanıtla
        • 6 Mayıs 2019 tarihinde, saat 04:32
          Permalink

          yahu hepi topu 17 sene! altından yaldız boyaya mı düştü tezhip ? ablanın bi fırçası vardı 25 milyondu. 17 sene önce didim “abla, bu nası bi para” ????

          Yanıtla
          • 12 Mayıs 2019 tarihinde, saat 11:06
            Permalink

            😅😅
            Atanan LütfiyEM….

  • 27 Nisan 2019 tarihinde, saat 21:17
    Permalink

    Ne sabirlisin lutfiyem sevgi yumagi olusturabilirdim mesela o kadinla (cok mu cazgirim) yuregine sahlik ne diyeyim sakinlik buyuk erdem basarabilene

    Yanıtla
    • 6 Mayıs 2019 tarihinde, saat 04:29
      Permalink

      keşke ben de yapabilsem yaseminim ? ancak elden sabırdan başka bişi gelmiyo. gerginliğe gelemiyorum, kendi içimde halletmeye çalışıyorum. buraya yazınca geşdi ?

      Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir