DipNot

sabah okula giderken oğlumla kol kola, “akşam menüde karnıbahar var, inşAllah yersin” diyorum, “inşAllah” dedi. durdu durdu “anne aklıma karnıbaharla ilgili kötü bi espri geldi, yapiyim mi?” diye sordu aklımdan kimbilir ne diye geçerken “kaçınılmaz gibi, yap o zaman” dedim.

ve yaptı.

“karnı-bahar, başı-kabak” dedi.

neden bilmem, onun tonlama şeklinden mi sabah yürüyüşünün insanı mutlu eden pozitif enerjisinden mi… çok güldüm. dedim bunu yazcam.

Geçenlerde bir pazar günü evimize bir karınca gelmiş… Kış uykusuna yatması gerektiği gerçeğine sırtını dönmüş bir ASİ! Aşık olmayın hemen karıncaya ya! Nerde bi kötü adam, asi genç var hemen aşık olun! hey allam ya ? “genç kurgu” hikayelerinin okunmaları milyonları bulmuş ya, geçen birine bi göz atayım dedim. Esasoğlan kızı habire hırpalıyo, o kızcağız da ağzını açıp adama çemkiremediği gibi bir kavga anında adamın ağzından “ona dokunan herkesi kendi kanında boğarım! O bana ait! Benim!” sözlerini duyduğu anda da o kaba saba adama ne derece vurgun olduğunu anlıyo.

Yau kardeş… Ba bi desene. O adam kassız, çirkin, boş konuşan bi adam olsaydı tepkin ne olacaktı? Cinsmisin nesin ya ???

Okumaya devam edemedim, piraktum ^-^

Neyisa ha!

Oğlum karıncayı halının üzerinde görünce “anne şuna baksana! Hani benim küçükken evcil bi karıncam vardı ya…. Adı neydi?” diye sordu “Yoko” dedim. “Heh Yoko… Bu da Yoko olsun mu?” “Olsun” dedim. Karıncayı incitmeden oynamaya başladı. Nazikçe eline aldı, halının üzerinde yön verdi falan ama nasıl keyifli… Bi ara eline alıp, ünitenin üzerine koydu. İsteği oradan bakıp, hareketlerini analiz etmek, aşağıya iniş yolunu nasıl bulacağını görmekti. Ben kitap okumaya devam ediyorum o oynuyo Yoko’yla.

Bi ara başladı gülmeye, “ne oldu?” dedim, “anne. Karınca ikidir ünitenin kenarından aşağı bırakıyo kendini” dedi. Yüz ifadesi komik, karıncayı anlatışı kahkaha sebebiydi. “Napıyo napıyo?” derken kahkahalarla güldüm. “Zavallı hayvanın psikolojisini bozdun demek ki! atıyo kendini yerlere!”

Biz bu meseleye gülerken Asi Karınca Yoko’yu serbest bıraktı oğlum… Herhangi bir canlıya zarar vermek istemeyen çocuk daha on bir (şimdi on iki) yaşında.

Cenab-ı Hakk evladıma bir şefkat ve her canlıya saygı duyma lütfu bahşetmiş. Ne mutlu bana. Benim öğretimle olacak bir şey değil çünkü. Ben bir annenin “git şu çocukla alay et! Git şunun aklıyla, kabiliyetiyle alay et!” diyeceğine inanmak istemiyorum.

-Gene başliyacak veryansına!

Hişde başlamicam!

-bunun sonu sitem sitem!

-hadi ama ?

Atlatırım bunu da umarım ?

Neyisa

|Biz|

Eskilere gitmicem geçen gece beni çok güldüren hadiseyi annatmak istiyorum size…

Şöyle ki; yatakta elimde ipad, bişeler yazmaya çalışıyorum. Geldi yarim uzandı yanıma. “Bugün” dediğinde bölüm falan kalmadı zaten bende. “Kafkasya’daki müşteri yarı Türkçesiyle bizdeki elektrikçiyle konuşuyo. Sürücü yüksek akım arızası gösteriyomuş, bunun neyden kaynaklandığını bulmaya çalışıyolar. Bizim elektrikçi makineyi kapatıp açtığında mı, yoksa start düğmesine bastığında mı yazıyo, diye soruyo ama en az on dakka bundan bahsettikleri halde çözemiyolar. Açtığında mı? Başlattığında mı? O onu anlamıyo, diğeri anlatamıyo. Usta soruyo, “yüksek akım ne zaman yazıyo?” diye, diğeri “evet evet! yüksek akım yazıyo!” diyo.

Elektrikçi “evet yazıyo da ne zaman yazıyo?” diye sorunca da “açıldığında” diyor tekrarla. Uzun bi süre seyrettim sonra aldım telefonu elime.

“Hacı! şimdi hepsini bi unut! Makineyi kapa. Kapadın mı?”
“Evet!”
“Bütün ışıkları söndü mü?”
“Evet!”
“Şimdi aç!”
“Açtım!”
“Yazı var mı?”
“Yok!”
“Şimdi starta bas! Bastın mı?”
“Bastım?”
“Ne yazdı ekranda?”
“Yüksek akım!” Sorunu çözünce verdim telefonu elektrikçiye.”

Saat 00:40 biz bunu konuşuyoruz ve kahkahalarla gülüyoruz. Fıkra gibi. Belki de başka birileri böyle bir olay yaşasa sıradan bir mesele olur, yaşanır gider. Ama söz konusu benim yarim olunca hayat renkleniyo sanki.

Geçen sabah uyandım, gözümü açamıyorum soğuk suyla yüzümü yıkadığım halde. Ayna karşısında elimle saçlarımı düzelttim, şiş dudaklarımı görmezden geldim, mutfağa geçip kahvaltı hazırlıyorum. Karşılıklı oturuyoruz sandalyelerde. Dirseğimi dizime yasladım, başımı elime. “Galiba yaşlanıyorum” dedim.

“Yıllar geçiyor…” dedi. “Ama en güzeli ne biliyomusun?” diyerek devam etti

“Nedir?”

“Seninle birlikte geçiyor!”

Sabahın körü, üstümde pijama… Ama o karşıma geçmiş bana “yıllar seninle geçince güzel” diyo. Kalktım sandalyeden gittim kucağına oturdum, sarıldım boynuna. Bi taraftan gülüyorum diğer taraftan da o tatlı yüzünü öpüyorum yarimin…

O tekrar, “yıllar geçiyo… Ama en güzeli; seninle geçiyo,” diyor. Her tekrarından sonra ben de aynı tepki; “yia… Ama yaaa…”

Birkaç tekrardan sonra aklına “Bana Masal Anlatma” daki sahne geldi. “Bu gökdelenlerde şehrin mezar taşı, durumunda bir tekrara düştüm,” dedi ben yine güldüm.

Kapıdan uğurluyorum onu. Son basamağa adım atmadan yine döndü her zaman yaptığı gibi… Yine tekrar etti; “yıllar geçiyo… Ama en güzeli seninle geçiyo.”

Mutlu olmak için ne gerek bize?

Bir pahalı saat?
Kocaman bir sömürge simgesi pırlanta bileklik?

Bana yarimin aşkı yeter.

Bu aralar bir de yorumlarınızı okumak yeterdi ama

Neyisa ha gidiyorum ben

lütfiyeNİZ

222 toplam okunma, 1 bugün toplam

DipNot” için 6 yorum

  • 9 Kasım 2018 tarihinde, saat 16:07
    Permalink

    Yorumlarda bi sen bi ben başbaşa buda romantik bence ?

    Yanıtla
    • 9 Kasım 2018 tarihinde, saat 17:51
      Permalink

      ? Allah ayırmasın bizi bence

      Yanıtla
  • 9 Kasım 2018 tarihinde, saat 18:11
    Permalink

    yaa blogun cok güzel bide sen acayip romantiksin ya masallah sana -size- nazar değmesin

    Yanıtla
    • 9 Kasım 2018 tarihinde, saat 23:47
      Permalink

      ? beğenmene çok sevindim. her şeyiyle benim emeğim ?
      yarime kıyasla biraz kaba kaçıyorum ama güzel düşünüp güzel görmek böyle bişi demek ki. çok ama çok teşekkürler sana =)

      Yanıtla
  • 10 Kasım 2018 tarihinde, saat 21:00
    Permalink

    Allahın emri peygamberin kavliylen oğluna talibim LütfiyEM …..
    Bakarım ben ona ver sen onu bana yerim ben onu çünkü ….

    Yanıtla
    • 12 Kasım 2018 tarihinde, saat 09:56
      Permalink

      çok şekersin GülayıM ya ???

      Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir